2006 yılının Haziran ayında açmıştım bu blogu. O günden bugüne yüzlerce yazı yazdım, çeviri yaptım, öykü ya da roman başlangıçları paylaştım, hayatıma dair küçük kesitleri kaydettim. Bugün bu yirmi yıllık serüvene bir son vereceğim. İlk öyküm 1999'da yayımlandığına göre yaklaşık 27 yıldır yazı dünyasının içindeyim. Bu süre içerisinde 10 adet kitap yayımlattım. Birkaç tane de yayımlanmamış veya sadece internetten okunsun diye yazılmış eserler var. İyi kötü bugünlere geldik ama artık yoruldum. Uzun tiradlar yazıp, aleme küstüm lafazanlığına sığınmayacağım. Kimseye küstüğüm falan yok. Hayat devam ediyor. 27 yıl boyunca yazdım ama 27 adım yol alamadım. Rumuzla katıldığım yarışmalardan hep ödülle döndüm, adımla katıldığım yarışmalarda kısa listeye bile kalamadım. Bu süreçte yaşlandım, usandım, umutsuzluğa kapıldım. Ve nihayetinde son kararımı verdim. Artık yeter demenin zamanı geldi de geçti bile. Bundan sonra yazmayacağım. Ne öykü, ne roman, ne makale, ne mektup, ne de başka bir şey... Bu yazı da bu bloga eklediğim son yazı olacak. Blogu kapatmayacağım. Son yirmi yılın arşivi olarak kalsın, okunsun, değerlendirilsin. Birileri bir şey sorarsa yanıtlarım. Onun dışında geçmiş başka bir ülkedir benim nazarımda.
Şimdiye kadar yayımlanmış kitaplara pdf formatında sayfanın sağ tarafındaki "Kuyunun Dibindekiler" ağbağından ulaşabilirsiniz. Yayımlanmamış kitaplar da mevcut orada.
Peki bundan sonra ne yapacağım? Henüz bilmiyorum ama son birkaç aydır spora daha çok vakit ayırmaya başladım. Daha çok koşuyorum, haftada 3-4 kere spor salonuna gidiyorum. Şimdilik iyi yoruyor beni, uykusuzluk sorunumu çözüyor. Biraz da ufak ufak borsa ve yatırım işlerine merak saldım. Kitap okumadığım, spor yapmadığım ve uyumadığım boş zamanlarda yatırımla ilgili videolar izliyorum. Yazarak tek kuruş para kazanamadım ama belki akılcı yatırımlar yaparsam borsada iyi para kazanır, erken emekli olur, ülkeme döner ve bahçede domates-biber-patlıcan yetiştirmeye, akşam serinliğinde çayımı içerken geçmişte severek okuduğum romanları tekrar okumaya ve sabah akşam Türkçe konuşmaya başlayabilirim. Bir de ağır ağır özel ders işine girmek istiyorum. Türkiye'ye dönecek olursam, öncesinde bir çevre edinmem doğru bir adım olabilir. Bakalım, acele etmeye gerek yok. Yavaş yavaş hallolur her şey. Hele bir yazı illetinden bir kurtulayım. Gerisi kolaylaşacaktır.
Yazıyı çok uzatmaya gerek yok. Burada bitsin.
Sağlıcakla kalın. Edebiyatla, sanatla, barışla ve güzellikle kalın.
Ali Rıza Arıcan - rizaarican@gmail.com
.jpeg)
